avsa avÅŸa adası avÅŸa oteller pansiyonlar ulaşım gezi ve konaklama » Ada ArÅŸivi » AvÅŸa adası tarihçesi AvÅŸa adası tarihçesi avÅŸa adası arkeolojisi » Tekil Yazı » avsa avÅŸa adası avÅŸa oteller pansiyonlar ulaşım gezi ve konaklama

Adarehberi.Net Avşa adası tanıtım gezi tatil ve konaklama rehberi.
Pansiyonlar oteller restaurant ve eğlence merkezleri. Aktiviteler ve ulaşım rehberiniz.
Sitemiz üzerinden Avşaya ulaşım avşa da konaklama avşa otelleri avşa pansiyonları ve avşa eğlence merkezleri hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz.
Rehberliğini sağladığımız adalar : Marmara Adası, Avşa , Büüyükada, Heybeli, Bozcaada


ADALAR KONAKLAMA REHBERI

Avşa adası tarihçesi

“AvÅŸa” Adı Nereden Geliyor?
Yüzyıllar içinde deÄŸiÅŸerek gelen birçok ismi vardır. Kyzikos’lu Diogenes, Propontis adalarını anlatırken Ofiousa ile Fisiayı birbirinden ayırmıştır. Plinius bu adaya OPHiUSSA der. Bizans tarihinde ise adanın ismi AFOUSiA’dır. La Mottraye 17.yy başında, adaya buradaki Meryem Ana Manastırı nedeniyle Pnagia adı verildiÄŸinden bahseder. Marmara adalarında tarihi incelemeler yapan Gedeon’a, Patrikhane tarafından verilen 1892 tarihli vasiyetnamede ise, adanın ismi AOSiA ÅŸeklinde yazılmıştır. Rumlar adayı terketmeden önce ise AFISSIA ismini kullanmışlardır. Ada’nın ismi daha sonraki zamanlarda Araplar Adası olarak da anılmıştır. Yakın zamanlarda adanın resmi adı Türkeli olmuÅŸtur. Daha sonraları günümüzde adanın tarihi isminin TürkçeleÅŸtirilmiÅŸ ÅŸekli olan AVÅžA kullanılmaya baÅŸlanmıştır.

AvÅŸa Ada Tarihi ve Arkeolojisi

Adanın ilk yerli halkı hakkındaki ilk yazılı bilgiler coÄŸrafyacı Strabon ve tarihçi Plinius’un kitaplarında bulunmaktadır. Toprak durumu bakımından hiç bir zaman zengin olamamış, bağımsız bir idareye kavuÅŸamamış olan ada, tarih içinde, çevresinde hakim olan kuvvetin arkasından gitmiÅŸtir. Hristiyan din adamları için bir sürgün yeri olarak kullanılmış ve bütün OrtaçaÄŸ boyunca boÅŸ kalmıştır. Åžimdiye kadar hiç bir sistematik kazı yapılmamıştır. Ancak adada, anakara KapıdaÄŸ Yarımadası`ndan ayrılmadan önce bazı ilkel toplulukların yaÅŸadığı, avcılıkla geçindiÄŸi, anakara ile baÄŸlantı kesilince yeni bir yaÅŸam biçimi geliÅŸtirdikleri, avcılığı azaltarak tarım, besicilik ve balıkçılıkla geçindikleri bazı buluntular nedeniyle anlaşılmaktadır. Son yıllarda AvÅŸa kumsallarında bulunan çeÅŸitli çakmaktaşı, kemik, vb. aletler, ağırsaklar deÄŸirmen taÅŸları, deÄŸiÅŸik baltalar adadaki yerleÅŸimlerin yazılı kaynaklardan çok eskilere gittiÄŸi fikrini kuvvetlendirmektedir. Adanın tüm yüzeyi Neolitik – İlk Tunç çağı – Kalkolitik – Hellenistik – Roma – Bizans – Osmanlı çanak-çömlek parçaları ile doludur. Bu yüzey buluntularından baÅŸka tüm çeÅŸitli Roma kapları, mezar stelleri, amphoralar, yazılı kitabe parçaları, sunak, sütun gövde parçaları, Bizans mimari parçaları ev temellerinde veya herhangi bir ÅŸekilde bulunmaktadır. Adanın kuzeyinde Çiftlik mevkiinde, tepede ve deniz kenarında, kumsalda, sıra halinde dizilmiÅŸ “kiremit mezarlar” rahatlıkla görülebilecek bir biçimde “in situ” durumunda, denizin sahili aşındırması sonucunda ortaya çıkmıştır. Ancak gün geçtikce kırılarak yok olmaktadırlar. Kukuma Sırtı’nda, Osmanlı mezarlığının hemen üzerinde, büyük mermer levha örtülü bir Roma mezarı ve içindeki kemikler kırılarak ortadan kalkmıştır. Belediye binasının yapımı sırasında temel kazısında bulunan “İstanbul tipi steller” olarak isimlendirilen Roma stellerine benzer muhtemelen bir Trak Steli olan yarısı kırık parça muhafaza altına alınmıştır. Bu da adanın çeÅŸitli toplumlara ev sahipliÄŸi yaptığını gösteren önemli bir kanıttır. Bugün Erdek’te açık hava müzesinde teÅŸhir edilen Roma sunağının üzeri girlant ve kurban tabakları, bukranyonlarla süslüdür. Bu “in situ” buluntu ilgisizlik nedeniyle götürülmüştür. Sunak adadaki Roma kültürünün ne kadar muhteÅŸem olduÄŸunu göstermesi bakımından çok önemlidir. Manastır Mevkii’nde, deniz içinde 4 metre derinlikte küpler (Pithoslar) içlerinde iskeletleri ile durmaktadır. İlk Tunç Yortan Kültürü, Manastır Mevkii’nde çok yaygındır. Deniz içindeki küp mezarlar ve içlerinden çıkan adak eÅŸyaları (Piksisler, kapaklar, ağırsaklar) dışında, Manastır’da açılan 4 metre derinlikteki bir kuyu içinde 8 adet Yortan testi ve maÅŸrapaları “in situ” durumunda bulunmuÅŸtur. Manastır ve çevresinde Roma ve Bizans kültürlerinin kalıntıları çok fazladır. Denizden çıkan altın diademler ve küpe parçaları da vardır. Örnekler sayılamayacak kadar çoktur. Buluntuların durumundan Marmara Denizi’nin en az 3-4 metre yükseldiÄŸi veya adayı 4 metre çökertecek ÅŸiddette bir yer sarsıntısının olduÄŸunu kabul etmek gerekir. Manastır Mevkii’nde, ayrıca ismini Manastır Mevkii olarak da isimlendiren Manastır, 360 yıl önce inÅŸaa edilmiÅŸtir. 40 oda veya hücreden oluÅŸan Agios Georgios (Panagia-Meryem Ana) Manastırı ile ÅŸapel kalıntısı adanın tek eseridir. Bu kalıntı ilgisizlik ve taÅŸranın muhtelif kullanılmasından dolayı çok kötü durumdadır. Pek yakın tarihlere kadar o çevrede oturanların verdikleri bilgilere göre freskler vardı. Maalesef bugün bu fresklerden hiçbirÅŸey kalmamıştır. Gelecekte Manastır kalıntıları tamamen yok olma tehlikesi içindedir. Zira deniz de Manastır kıyılarını sürekli aşındırmaktadır. Halen bu kalıntıları gezmek ve görmek mümkündür. Bütün bu buluntular, adada Neolitik-Osmanlı devrinin sonuna kadar birçok kültürlerin yaÅŸadığını göstermektedir. Bu bulgular ile ilk yazılı belgeler arasındaki boÅŸluÄŸu doldurmak icin adada sistematik ÅŸekilde kazıların yapılması gerekmektedir.



»

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın



 ADA TANITIMI Kategoriler * Genel Bilgi * Ulaşım * Konaklama * Tarihçe * Yapılması Gerekenler * Oteller Ve Pansiyonlar
Adalara Giriş * Avşa Adası * Büyük Ada * Heybeli Adası * Marmara Adası Arşiv * Kasım 2008 * Ekim 2008 Keywords : avşa ada, avşa ada pansiyon, avşa ada tatil,avşa ada otel, avşa konaklama,
avşa ada ulasim, avşa fiyat, avşa ada otel,avşaada haritasi, avşa ada plaj,avşa ada tarihçe, ömer kaptan avşa, öz kaptan avşa, öz kaptan tarife, ömer kaptan seferler, öz kaptan 2009, ömer kaptan tarife, avşa tekirdağ, avşa istanbul, avşa yenikapı, temizlik